Gönderi listesi

  • YILKI

    Uçmak istiyorum. Biliyorum dörtnal benim Ve benim terk etme çarkının Tevekkel diş tanesi Belki bozkırın bir tanesi Tutsaklar nefret eder Uslanmaz koşuşumdan Tüm bu hengâme  yok oluşumdan Korkarım Yeryüzüne sığmayışımdan Bir sığma çabasının Beni azaltmasından. Uçmak istiyorum Dört mevsim yetmez bana Kanatlarımın altında ölüm, Üstünde sonsuz yaşam Yaşamak düş ile, bulut ile Kusurlu bir melodi, belki canan ile Mukaddes bir toprakta Namütenahi tarik ile. Yaşamak ki ey yer ve gök Ve bozkır ve yüreğim! Kanadımdır, kirpiğim … Sular ise bozkırı  gözlerim Şayet ağlarsam Öleceğim…

    Daha fazla oku

  • KUYU I

    KUYU I

    Vurdum kazmayı donuk dünyamın bağrına.Bağır açıldı.Kırıldı elimde kazma.Tırnaklarımla deştim kabuğumun içiniİçinde bir ben kalmadım.İçini doldurdum balçıkla. Kuyu açıldı.Ben oldum düşen de açan daTırnaklarım dolu toprakla,Parmaklarımda gül kurusu kuru kan!Toz içinde saçlarım.Ben,Kuyuda.Kuyunun kendisi.Bir kuyu var dünyayla aramda. içine düşülen, 11.01.24Sena

    Daha fazla oku

  • Metakarpal Band’la Müzik Yolculukları Üzerine Bir Söyleşi

    Metakarpal Band’la Müzik Yolculukları Üzerine Bir Söyleşi

    Erdem – Daha evvel gitmiş olduğum bateri kursunun sene sonu konseri vardı. Henüz birkaç aydır bateri çalıyordum, sahnede ne yapılır, nasıl prova alınır hiçbir fikrim yoktu. Hatta nasıl şarkı çalınacağını da çok iyi biliyor değildim. Çağan hazırlıktan, Beyza da liseden arkadaşımdı benim. İlk konsere bu çekirdek ekiple çıktık. Sonrasında sahnenin tadını sevdik. Dedik ki bir grubumuz olsun, sahne almaya devam edelim. Sonra çevreme yazıp gruba üye aramaya başladım. Kağan’la o dönem tanıştık, zaten sınıf arkadaşım oluyor kendisi. Başlarda farklı müzisyen arkadaşlar da vardı. Kanırta kanırta da olsa sahneye çıkabildik o ilk ekiple. Süreç içerisinde, girenler çıkanlar oldu, en son Arda…

    Daha fazla oku

  • BUKET 1

    ‘Anemon’  Ali Amca münzevi,  rikkat  ehli, sessiz, sakin , kendi halinde yaşayan  bir beyefendi imiş. Her  sabah erkenden kalkar ,  tarçınlı salepi  yudumlarken güneşin  doğuşunu izler  ve  ahşap kitaplığındaki  günlüklerden rastgele  açtığı sayfa ile gününü teşrif edermiş…   “ Bugün yine  büyümedim.   Yine yaşım on.   Hem ‘Uyursan büyürsün! ‘ dememiş miydiniz?   Uyumadım işte   Uyku tutmuyor bu “Vurdum , duyma!”  geceleri.   Bu süslü, ışıl ışıl, iki yüzlü şehirler Ürkütüyor epeyce beni…   Şöyle perdeyi aralasam, göz ucuyla baksam   Bir kırılmışlık, kandırılmışlık hissi sarar benliğimi.   Ne bedenini ürkütülmüş bebeklerin   Ne annelerin bağrına bastığı kırmızı…

    Daha fazla oku