Ne yapmam lazım bu hayatta ?

Nasıl doldurmalı kalan vaktimi ?

Bir asırlık bir hasatta, 

Nasıl olmaz insanın yitimi?

Soru, sorgu, kavga , arayış, 

Ömür bir hakimin dudağında. 

Var mıydı ki seçme hakkımız ?

Kayboldum, kaybettim, kaybolduk 

Kayboldum sisli zevklerinde hayatın. 

Işık yoktu yol gösterenlerde.

Sözünü verdiler olmayan itimadın.

Ne yapmalıyım o zaman, 

Umursanmalı mı başarısızlıklar pişmanlıklar?

Bir yanda ekmek dururken onursuzluklar ,

Yüz metrekare eve sığışan hayaller ,

Gerçekleştirmek için bağlandığım zincirler. 

Ne diyordunuz bana ,

Düşünmek, üretmek, özgürlük,

Çizilebilir miydi bir kağıda? 

Tek bir renge sığmaz tablomda .

Eridiler zavallıca,

Yetişmek için açacakları güne

 heba olduğum bir bahar sabahında .

Anladım ki sonunda :

Sadece hayalde güzeldi mutluluk ,

Sonu hayal kırıklığı olan bir serap.

Para olsa alınan her mutlu soluk,

Harcanırdı bozuk paralar gibi

Tekrar kazanılacağı sanrısıyla.

Eksik olmayan tek şey ızdırap

Gece ve gündüzden ibarettir ruh hali, 

Dönerdi karanlıktan aydınlığa. 

Çıkartmaya uğraştım umutsuzca

Yaşamak suçunu üstümden.

Bir yanıt yazın

İstiklal Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin