İbrahim, Gönül ve Put

Young boy sitting on a rock, resting his chin on his hands, next to a walking stick and a backpack in a dry mountainous landscape.

Ⅰ: İbrahim

Sevimli sarışın bir çocuktu İbrahim

Küçük bisikletiyle mahalleyi turlar,

Kırmızı ayakkabısıyla Mario’ya benzerdi

Bütün Dünya’nın yükü onun sırtındaydı halbuki

Bu küçük yaşında kimin suçunu üstlenmişti ki?

Çileli bir ömür geçireceksin sarı oğlan

Elinde balta,

Dünya’yı öğrendiğin bisikletini parçalayacaksın.

Babanın günahları ansızın senin günahların olacak

Seni yaşatacak kelimeler bulacaksın,

Kalbinin odaları zamanla sana dar gelecek

Kanayacaksın…

Büyüdükçe Dünya senin için küçülecek

Kalabalık gözler sadece tek bir çiftte görünecek

Küçük bisikletin olmadan,

Sokakları sessiz naralarınla voltalayacaksın.

Konuşmak isteyecek ama yıllarca,

Bedeninin dar odasında susacaksın!..

Kötüye dair hiçbir fikrin yok aslında sarı oğlan

Sevgiyi, yaşama ümidi olarak görmedin

Her geçen gün kalbine bir kat zımpara daha attın.

Saçların hep sarı kalacak sanırdın

Bilirsin ki günahlarından arındıkça aklaşır saçların…

Bir Cevap Yazın

İstiklal Dergisi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin