Gönderi listesi

  • SİSİFOS’UN MEZARI

    SİSİFOS’UN MEZARI

    Hazirun demişlerdi O ulu mabette meftun yatanlaraHazirun; yani hazır kıt’a‘Kalk ve yürü, kırk adım say, başa dön’‘Kırk adam say, bir şiir yaz’Ne kırk adım saydım, ne kırk adam.Hazirun değilim ben, ne yattığım var ne yatağımBir tek, ardımda iz kalansalya, leke, kara pis bir şey: günah Hazirun; yani bekleyenler bir yerde.‘Kalk ve sürün, kırk arpa say, başa dön’‘Kırk sevap say, bir şiir yaz’Ne kırk arpa saydım, ne kırk sevap.Hazirun değilim ben, ne arpam var ne sevap.Bir tek, gözlerime mil çekenkabus, fecir, karga, ziftî bir yumak: perdeleri örtmeliHazirun; yani gidilen bir yere.‘Kalk ve uç, kırk hazır say, başa dönme’‘Kırk mezar say, sakın…

    Daha fazla oku

  • Mavi ve Gri

    Mavi ve Gri

    Bir vapurdasın. Suskun yüzün denize dönük. Gözlerin gün batımı gibi Bir çift güneş iki hare arası.. Güzelce süzülüyor bakışların. Bulutlar gibi Bir pamukla işlenmiş tenin… Mavisin. Ve gri Mavi göklerin, bir de gri martıların.. Dışı sert içi çiğ yüreğim, Bir simit martıların için Parça parça eksiltiyorsun Denizin üstünden kuşların ağzına, Sakin sevginden acılara.. Lokma lokma bitiyorum Ama doymayacak martıların Mavisin Ve gri Ay ışığı tenin Sisli mavi zihnin Ve gri kayalar gibi Sert belirsizliklerin Dargınlıkla bakıyor hilal gözlerin Birer yıldız kayıyor pınarlarından Yara bere içindeyim Mavinde ve grindeyim

    Daha fazla oku

  • Kibrit

    Kibrit

    Alemin kavına mı çakmışlar kaderimi O yüzden mi kendimi bildim bileli Bu ateş çemberinde koşmaktayım? Kan ter içindeyim Bir zaman çıkmazı Bir at yarışı kendimle giriştiğim Tenimden hatıralar kazıyorum Söksem gidecekler gibi Sırma kabuslar dolanıyor boynuma Tüm yalanlarım Unutamadıklarım Koynumda büyüyor Ve kekre bir tat bırakıyor dudaklarımda Ve ben Düşen bir kirpikte Sönen bir mumda Hurafelerde Ve dualarda Bir sonsuz uyku arıyorum Fakat hep acılara uyanıyor Derdimi dağ Dağları dert ediyorum Kendim gibi çirkin şiirler yazıyorum.

    Daha fazla oku

  • BİR HAYALETİN ÇIĞLIĞI

    BİR HAYALETİN ÇIĞLIĞI

    Sert bir rüzgâr, kalbimin duvarlarına çarpıyordu. Kulaklarımdaacı bir ses, “ Boşluk her şeyi kaplar. Tozlu bir örtü veyahut bir sis bulutugibi.” Kayboluyordum o boşlukta. Belki de çoktan kaybolmuştum. Adeta kontrolümükaybediyor, kendi hikayemin figüranı hâline geliyordum. Etrafıma bakıyordum.Tanıdık bir yer, bir yüz, bir iz arar olmuştum. Bulamayacağımı bile bilearıyordum. Bir umut işte…   Etraf toz dumanolmuş, kimsem de kalmamıştı. Hani vardılar da yoktular. Böylesi daha da kötüdeğil mi? Belirsiz hâlleriyle kafamı karıştırıyor, beni iyiden iyiye yokediyorlardı. Öyle ki kendimi bir hayalet gibi hissediyordum. Ne varlığımbelliydi ne de yokluğum. Ben de bilemiyordum kim olduğumu, nerede olduğumu.Görüş açım giderek azalıyordu. Yalnızlığa bir adım…

    Daha fazla oku