-
Kibrit

Alemin kavına mı çakmışlar kaderimi O yüzden mi kendimi bildim bileli Bu ateş çemberinde koşmaktayım? Kan ter içindeyim Bir zaman çıkmazı Bir at yarışı kendimle giriştiğim Tenimden hatıralar kazıyorum Söksem gidecekler gibi Sırma kabuslar dolanıyor boynuma Tüm yalanlarım Unutamadıklarım Koynumda büyüyor Ve kekre bir tat bırakıyor dudaklarımda Ve ben Düşen bir kirpikte Sönen bir mumda

-
BİR HAYALETİN ÇIĞLIĞI

Sert bir rüzgâr, kalbimin duvarlarına çarpıyordu. Kulaklarımdaacı bir ses, “ Boşluk her şeyi kaplar. Tozlu bir örtü veyahut bir sis bulutugibi.” Kayboluyordum o boşlukta. Belki de çoktan kaybolmuştum. Adeta kontrolümükaybediyor, kendi hikayemin figüranı hâline geliyordum. Etrafıma bakıyordum.Tanıdık bir yer, bir yüz, bir iz arar olmuştum. Bulamayacağımı bile bilearıyordum. Bir umut işte… Etraf toz dumanolmuş,

-
Bir Avuç Ateş

Bir ateş düşer avcuna Hakk’tan Mum beslersin mesela Şiir ise mesele Ya da bir sigaranın dumanını seyreyle Mevzu bahis şair ise Yaksan ya bir gönlü usulca Zarif coşkusu Tanrısına kavuşsa Tersine dönsün felek Bir gülü ateşe ver. Mavisi,en güçlüsünden, umut versin bülbüle Yayından çıkmadan oku tutuştur Belki Yunus’a ve yoluna nur olur Zikreyle Onun

-
Grinin İçinden

Metronun gürültüsünden muzdarip, sessizliğin gelmeyeceğini bilerek çıkıyorum merdivenlerden. Gökyüzü göründü. Ankara havası ya bu, “gri” olmak zorunda. Etrafta yine bir sürü insan… Oturuyorum. Karşımda kocaman bir cadde ve yaya geçidi var. Kalabalık bir grup arabalar için kırmızının yanmasını bekliyor. Ve işte yandı. Hepsi aynı anda, askeri bir nizamla karşıya geçiyor. Bu görüntüyle birlikte beynime düşünceler

