-
Şiir Gibi Yağmur
Kimi yağmurlar vardır: İpek teli gibi yağar. Yer kürenin başını okşar. Her bir çime düştüğünde Bir şiir yazar. Kimi yağmurlar vardır: Dünya yükü omuzlarında, İsli göğün bağrından kopar. Her bir taşa düştüğünde Bir kalp kırar. Kimi yağmurlar vardır: Zamansız yağar. Ardında bir gökkuşağı saklar. Her bir kalbe düştüğünde Bir yıldız kayar. Kimi yağmurlar vardır, Yalnızca benim düşümde yağar: Bir şiire, bir güle, bir bülbüle…

-
Bu Gelen Hangi Bahar

Temiz bir sayfa açtım bugün. İnadına bembeyaz, inadına aydınlık, inadına umutla dolmayı bekleyen. Çalışma masamın hemen önündeki perdeyi açtım. Güneşin sıcak ışığı vurdu kağıda. Şaşırdım biraz, halbuki gelmemekte direnen baharın kara kaplı gökyüzünde güneşe pek yer yoktu bu aralar. İster istemez bir tebessüm belirdi yüzümde. Sonra camdan dışarı, gökyüzüne baktım ve şöyle dedim kendi kendime: ülkemin karabulutları belki siz de artık inatçı tavrınızı bir kenara bırakırsınız. Belki ışık görürüz yeniden mavi gökyüzünde. Belki sokaklarda çocuklar oynar yine. Belki yine kışları kar yağar ülkemin, baharları çiçek açar. Belki yine baharlar da gelin gibi olur ülkem. Etekleri kır çiçekleriyle, papatyalarla, gelinciklerle…

-
Dağlara ve Yıldızlara

İlk kez gün siyaha boyanmadan kalkışışım böyle bir şeye. Belki de daha önceden biriktirdiklerimin son noktası bir nevi. İzahına varamadıklarımın, kimselere anlatamadıklarımın yahut daha somut bir tanımla sürekli rollerin değiştiği bir kumar masasının son eli. Ve hiç şaşılmayacağı gibi ben de, sonradan dahil edilip poker suratların, hilebazların arasında başta kazandığı sandığı kuruşlar da dahil tüm varlığını kaybeden oyunun kurbanı. Öyle ki o bayıldığım soğuk ışıklı akşam vakitlerinin bile içimde saramadığı bir yara. Zar zor kabuk bağlattığım, herkesten sakladığım türden… Ve bu güzel akşamlara yakışmayacak bir deşilme, bir kanama… Yahut garip bir uyuşukluk sarmış etrafını ki artık bu son kesik bile…

-
YORGUN

Yorulduk, Başka ne söyleyeyim ki Yorulduk işte. Beklemeler vardı uzun uzun Ne zaman sona erecek bilmediğimiz beklemeler, Onlar yordu biraz. Bazen gelemeyen bir sevdamız Bazen de sevmeyen sevdiğimiz yordu. Hüzünlerimiz yordu bizi. Gecenin köründeki sessiz hıçkırıklarımız, Biraz da masumca akan gözyaşımız yordu. Vicdanı olmayan insanlar vardı Sevgisiz ,merhametsiz ,kalpsiz Onlar yordu biraz. Susturulamayan düşünceler Düşüncesizce yapılan hatalar yordu Kaybolurken hayatlarımız birer birer Her şeye inat susmalar, Hiç bir zaman hakkı söylemeyen diller yordu. Edilmeyen dualar vardı bir de O en muhtaç olduğumuz zamanda, Semaya kalkmayan eller yordu. Sevgisizlik yordu bizi Öyle çok yordu ki sevemeye takatimiz kalmadı. Bir de zaman…

