Düşer bir kırlangıcın kanatlarından,

Ellerimle semâya saldığım,

şiirlerimin âhı.

Çünkü ağırdır yaşamak.

Geçmiş olsun dilekleriyle doludur postam.

Ve bin bir provayla edilmiş

gelecek gün temennileri

Ellerimden tutmaya çalışır eskitilmiş vakitlerde.

Ama neden kalbim hep soğuktur?

Nerede kalmıştır, bir dut ağacından,

Kollarımızı çize çize topladığımız mutluluklar?

Ve cümlelerimiz ne zaman başlamıştır 

bu kadar uzamaya 

ve rengini kaybetmeye

bulanık ve ruhsuz gecelerde çokça hatırlanmış bir çay tabağı gibi?

Sararmış ve kapanmış yolları,

Huzuru arayan ruhumuzun.

Kulaklarımıza tıkadığımız şarkılar bile,

Alıkoymuyor bizi,

Dargın uykularda anılarımızı kemirmekten.

Kalakalmışız bin bir rüyayla açıldığımız denizin pespâye kıyısında.

İbresi yok tuttuğumuz kalemin.

Bulmak için değil,

Kaybolmak için tüm çabamız,

Kokuşmuş umutlarla sarılmış

Islak yosunların arasından.

Çünkü artık tutunmaya mecâlimiz yok,

Bize çiçek vermeyeceği aşikâr olan toprakta.

Daha ummak istiyoruz:

Bilmem hangi gelecekte edilecek tebessümün

Beyaz sabun kokan saflığı sarsın bizi.

Ve uzansın ellerimiz, 

Acımtırak bir şiire pervasızca uzanır gibi,

Hiç tanımadığımız insanların el sürülmemiş sevdâsına.

Ama yıllar geçtikçe,

Elden çıkıyor umutlar.

Bahar kokan bir aşkın bile,

Bizi diriltmeye gücü yok.

“Halbuki aşk” 

Dediğimiz yaşları da geçiyor gibiyiz.

Aman mürekkebimiz bitmesin!

Aman şiirimiz solmasın!

Hemşin, 25.08.2025

Hemşin, Yakutiye, Erzurum

Sena

Fotoğraf: Ekince

Yorum bırakın