Hazirun demişlerdi


O ulu mabette meftun yatanlara
Hazirun; yani hazır kıt’a
‘Kalk ve yürü, kırk adım say, başa dön’
‘Kırk adam say, bir şiir yaz’
Ne kırk adım saydım, ne kırk adam.
Hazirun değilim ben, ne yattığım var ne yatağım
Bir tek, ardımda iz kalan
salya, leke, kara pis bir şey: günah
Hazirun; yani bekleyenler bir yerde.
‘Kalk ve sürün, kırk arpa say, başa dön’
‘Kırk sevap say, bir şiir yaz’
Ne kırk arpa saydım, ne kırk sevap.
Hazirun değilim ben, ne arpam var ne sevap.
Bir tek, gözlerime mil çeken
kabus, fecir, karga, ziftî bir yumak: perdeleri örtmeli
Hazirun; yani gidilen bir yere.
‘Kalk ve uç, kırk hazır say, başa dönme’
‘Kırk mezar say, sakın şiir yazma’

Bu sisifos’u …
hangi hazireye yamamalı?

Yorum bırakın