Sevgiye olan inancım bitsin istemiyorum, şayet

İnsan sevdiği zaman her şeyi çözebilir.

Kendi kutsalını içinde barındırır

Hevesle kullanılmayı bekleyen bir defter özeni taşımalı

Biraz heyecan, hafif yıpratma korkusu, bir o kadar da içtenlik…

Sonu ne olacak düşüncesi,

Beynimizde ihtiva eden, vazgeçemediğimiz bir cehalet midir?

Hayalleri olan genç bir doktor, geceden kalma bir arrest bulur,

Samatya’nın dar ve bohem ara sokaklarında.

Kendi de idealisttir hani, kaybetmeyi sevmez…

Halbuki kaç kere konuştuk bunları,

İnsan kaybettiğinde sadece gözlerini kapatmalı.

Beden zayidir, içinde barındırdığı inanç ve sevgi

Yolları dikenli olan beyaz ışığa sürükler.

Dünya sona erse de bedenler çürümeye de başlasa

Yanımızda istediğimiz, o beyaz ışık değil midir?

Kızamıyorum be sana genç doktor, çok ortak noktamız var

İdealist olmanın sevgi için yetmediğini iş işten geçince anladık.

Parlamak ve yürekli olmak da yetmiyor,

İnsan daha derinde bir üçlemeyle karşılaşıyor:

“İlmelyakîn, Aynelyakîn, Hakkalyakîn…”

Her biri ayrı deryaydı, içinde boğulduk genç doktor

Herkesin istediği sıradan adamlardan olmadık!

Genç doktorun gözleri kamaştı bir kızılın saçlarına

Fotoğraflardan gerçekliğini duyumsayamıyor.

Sırrını son nefesinden ziyade şiirlerinde veriyor

Belki de o son ana kadar arınmak istiyor?

İdealist de olsa o kadar yükü kaldırmak kolay değil

Ben onunla böyle konuşmadım

İnandığı tek şey sevgiydi,

Zamana dair kaile aldığı kızıl saçları olan beyaz tenli bir şenlikti…

Bedirhan Çevik

Yorum bırakın