“Gerçek bir kadının öyküsüdür bu” diyerek başlıyor Sıfır Noktasındaki Kadın. Firdevs kendi öyküsünü anlatıyor bizlere. Adam öldürdüğü için idam cezası kesinleşmiş Mısırlı bir fahişedir Firdevs. Onun öyküsünü bizlere aktaran ise Mısırlı feminist kadın yazar Neval El Seddavi.Kahire’de tıp fakültesinden mezun olan Seddavi kadınlarda nevroz konusunda araştırma yapmak için psikiyatrist olarak Kanatır Cezaevi’ne gider. Kendisinin de yıllar sonra yazdıklarından dolayı Mısır hükümetinin baskısıyla aynı cezaevinde tutuklu kalacağını bilmeden Firdevsle burada tanışır. Sıfır Noktasındaki Kadın’ın doğduğu 1973 senesini hayatında yeni bir dönemin başlaması olarak ifade eden Seddavi ,cezaevinde tanıştığı kadınlardan hiçbirinin Firdevs’e benzemediğini,onun apayrı bir kadın olduğunu belirtiyor.

Firdevs’in gerçekten de apayrı bir kadın olduğunu kitabı okumaya başladığımda bilmiyordum. Tek bildiğim yukarıda yazdığım birkaç cümleydi. Kitabın ilk sayfalarında Seddavi ile konuşmaya gönüllü olmayan Firdevs daha sonra hayatını tüm gerçekleriyle anlatıyor. Bu gerçekleri bir geceyarısı gözyaşlarımla birlikte okuduktan sonra aradan geçen onca zamana rağmen hâlâ Firdevs’i düşünüyorum. Bize çok da yabancı olmayan bir coğrafyada yaşanan bir hayat hikayesi. Önce fahişe sonra da katil olan bir kadına tanık oluyoruz. Bütün bunlar olurken Firdevs ortaokul diplomasını yanından bir an olsun ayırmıyor ,onun en değerli varlığı bu diploma. Peki Firdevs bu noktaya nasıl geldi? Ellerinden tutup onu böyle bir yaşamdan kurtaracak kimsesi yok muydu? Annesi,babası,amcası,İkbal öğretmen, Beyumi ,Şerife,Marzuk ve hayatının aşkı İbrahim. Bu insanlar Firdevs’in hayatını nasıl etkiledi,kimdi bu insanlar?Kitapta ilgimi en çok çeken konulardan biri de gözler. Sık sık bahsediliyor bu imgelerden. Firdevs insanların gözlerine bakıyor ,gözler büyüdükçe büyüyor ve bazı noktalarda bu gözler ve yüzler birbirine karışıyor Firdevs’in dünyasında. O dünyadan öğreneceğimiz çok şey var. Fahişe olmanın,kadın olmanın ne anlama geldiği gibi.

Firdevs ,insanlar tarafından bir fahişe olarak anıldı ama bilmenizi isterim ki ben onu her zaman çok onurlu ve saygıdeğer bir kadın olarak hatırlayacağım. ” Ben fahişe değilim. Ama çocukluğumdan beri babam,amcam ,kocam,hepsi bana bir fahişe olarak büyümeyi öğrettiler.”

Evet Firdevs öldü ,idam edildi. Firdevsle benzer yollardan geçen kadınlar var. Sıfır noktasında bizleri bekliyorlar ve unutmayın ki ĥâlâ hayattalar.

Hoşçakal cesur ve özgür kadın Firdevs.. Sen krallardan, prenslerden,hükümdarlardan bile üstünsün. Huzur içinde uyu.Tüm kadınlara sevgilerimle..

Yorum bırakın