Bunca zamandır pencerenin önünde öylece oturuyordu. Hiç
hareket etmiyor sadece dışarıyı izliyordu. Düşünceleri , dökülen yaprakların
arasında geziniyordu. Adeta oradan oraya savruluyordu Anlaşılan yine hayaller
alemine dalıp gitmişti. Kim bilir yine neler geçiyordu aklından ?

    Annesi meraklı
gözlerle bakıyordu Asaf’a.  Nerelere
daldığını sormak istiyordu. Ancak cevap vermeyeceğini bildiğinden
soramıyordu.  Biliyordu ki meraklı
oğlunun zihni boş durmazdı. Hep bir şeyler düşünür olurdu. Bambaşka şeyler…  Kim bilir belki bir gün anlatırdı da
öğrenebilirdi. Ama şimdi yemek yemeliydiler. Yemekleri ısıtınca oğluna seslendi
. Ancak Asaf yemek istemediğini ve aç olmadığını söyledi. Annesi ısrar etmedi.
Nasıl olsa acıkırdı. O zaman da yemekleri dolaptan çıkarır ısıtırdı.

   Asaf aç değildi
düşünceliydi.  Pencerenin pervazına
dayanmış öylece duruyordu. Ne düşündüğünün farkında bile değildi. Ama şimdi
aklına düşünecek bir konu gelmişti. Annesi yemekler bozulmasın diye onları
dolaba koyuyordu. Ya sevgi , o da konsaydı dolaba. Bozulmasaydı , acaba nasıl
olurdu ? Doğrusunu isterseniz kulağa harika geliyor. Ne de olsa insan hep
sevgiye ihtiyaç duymuyor mu ? Buna rağmen sevildiğini her zaman hissedemiyor.
Biraz da şanssızsa en ihtiyacı olan anda sevgiye aç kalıyor. Bu açlığı midesinde
değil de yüreğinde hissediyor. Hatta yüreğinin en derinlerinde . Böyle
zamanlarda sevginin yolunu gözlüyor . Ancak her yolu gözlenen gelir mi ki ?
Gelse bile vaktinde yetişiyor mu  ki ? Tam
da bu günler için insanın kıyıda köşede sakladığı bir sevgi kutusu olmalı. Ne
de güzel olur.  Kendisine fazla gelen
sevgileri dolaba koyabilse. Ruhunda sevginin açlığını hissettikçe dolabın
kapağını açabilse.  Tıpkı açken birinin ilk
olarak dolaba yöneldiği gibi. O an sevgi kutusuyla karşılaşsa. En azından  orada yüreğinin açlığını yatıştıracak kadar
olsa. İşte o zaman  sevgi kıtlığının
önüne geçilebilirdi. İnsanlar  da sevgiden
bu denli ayrı düşmezlerdi. 

   Bunları hayal
ederken bir hayli zaman geçmişti. Asaf’ın hem midesi hem de yüreği acıkmıştı.
Dolapta sevgi kutusunu görebilirim umuduyla pencerenin önünden ayrıldı.
Yüreğindeki heyecanla mutfağın yolunu tuttu…


Yorum bırakın