” Barış ” sözcüğünün önemini daha iyi anladığımız bu günlerde sizlere birinden bahsetmek istiyorum. Öyle ki ismini tam anlamıyla yansıtan biri. O kişi, Barış Manço’dan başkası değil. 2 Ocak1943’te -savaş yıllarında-dünyaya gelen Barış Manço ; yaşamı boyunca barışı, iyiliği ve daha nice güzel değeri temsil etmiştir . Sanatıyla ve kişiliğiyle herkese örnek olmuş , kalbimizde en güzel şekilde yer edinmiştir.
Barış Manço’ya göre müzik , insanların kalplerine ulaşmak için en önemli iletişim yoludur.Barış Manço, 1957 yılında amatör olarak müzikle ilgilenmeye başladı.Kafadarlar , Harmoniler gibi çeşitli müzik gruplarında yer aldı. 1959’da öğrenim gördüğü Galatasaray Lisesi’nde ilk konserini verdi.Böylece geleceğin yıldızı , yavaş yavaş tanınmaya başladı. Şarkıları , büyük küçük herkesin dikkatini çekti ve oldukça fazla beğeni topladı. Bu noktada biraz şarkılarına değinmek istiyorum.Hastalığımıza iyi gelecek tarifi “nane limon kabuğu” ile öğrendik .Ahenkli melodisini dinlerken bile insan ,derdine deva buluyor. Ruhumuza da ilaç gibi geliyor. Hastalık demişken aklıma soğuk havalar geldi. Ben bu yaşımda bile soğuk havalarda “Anlıyorsun değil mi ?” yi söyleyerek yürürüm.”Hava ayaz mı ayaz , ellerim ceplerimde. Bir türkü tutturmuşum duyuyorsun değil mi?..” Söylerken insanın yüzünü büyük bir tebessüm kaplıyor, yaşam enerjisi artıyor. Ancak neşe kadar hüzün deyaşamın bir parçası. Yer yer Barış Manço’nun şarkılarında da bu hüznü hissetmişizdir. Özellikle de”Gülpembe”yi dinlerken bir hayli derinden hissetmişizdir. Barış Manço, Gülpembe’yi vefat eden babaannesine ithafen yazmış ve söylemiştir. Hislerini öyle güzel aktarıyor ki her dinlediğimizde yeniden hüzün kaplar içimizi. Daha nice güzel şarkıları var ki anlatmak istesem kelimeler .kifayetsiz kalır.
Bu noktada , Barış Manço’nun ölümüne dek birlikte çalıştığı “Kurtalan Ekspres ” isimli grubuna değinmekte fayda var. Grup ismini , Haydarpaşa -Kurtalan hattında çalışan Kurtalan Ekspresi’nden almıştır. Barış Manço , bu grupla birlikte Anadolu Rock türünün önemli isimleri arasında yerini almıştır. Kurtalan Ekspres, 1972’den bu yana Cem Karaca başta olmak üzere çeşitli müzisyenle çalışmıştır. Bu müzisyenler arasında yakın zamanda kaybettiğimiz Özkan Uğur da bulunmaktaydı. 1975 yılında Kurtalan Ekspres grubuyla birlikte “2023” isimli parça çıkarılmıştır.Barış Manço için 2023 yılı bir hayli önemliydi. Çünkü 2023 yılında Barış Manço 80 Türkiye Cumhuriyeti ise 100. yaşına girecekti. Bu düşüncelerle 2023 yılında konser vermeyi hayal ediyordu. Maalesef ki bu hayali gerçekleşemedi. Ancak bugün de kalbimizdeki yeri ilk günkü gibi.Hem sadece ülkesinde değil yurt dışında da oldukça seviliyor. Büyük bir saygıyla karşılanıyor.Hatta Japonlar , bir konserinde Barış Manço’dan Türkçe konuşması yönünde ricada bulunuyorlar.Onu Türkçe konuşurken dinlemek istiyorlar . Tatlı diliyle ana dilimizi de sevdiriyor. Aklıma Barış Manço’nun “İnsanın öğrenmesi gereken ilk dil ,tatlı dildir.” sözü geliyor . Ne de güzel ifade etmiş.Bir kere daha sözleri ve davranışlarının ne denli uyumlu olduğuna şahit oluyoruz. O fikirlerini yansıtan ve yaşatan değerli bir insan . Adeta bir Barış Elçisi. Japonya’dan Belçika’ya dünyanın her yerinde Türkiye’yi ve Türk kültürünü en güzel şekilde temsil etti. Her ülkede sevildi , sayıldı.
Sayısız şarkılarının yanında oynadığıtek sinema filmi var. ” Baba Bizi Eversene ” isimli filmde başrolde yer alıyor.Hatta filmin müziklerini Kurtalan Ekspres ve Barış Manço besteliyor. Ortaya harika bir müzikal komedi filmi çıkıyor. Eğer izlemediyseniz “Bir göz atın.” derim. Barış Manço,yapabileceği her türlü işe el atmış ve bunların büyük bir kısmında da başarılı olmuştur. Bunlardan birisi de televizyon programlarıdır. O güne kadar benzeri yapılmamış bir programla ekranlarageliyor. Herkesi ekranlara kilitleyen bu programın adı : Barış Manço ile 7’den 77’ye. Gerçekten de 7’den 77’ye herkese hitap eden dolu dolu bir program. Bir bölümüne de rahmetli NaimSüleymanoğlu konuk oluyor. Düşünebiliyor musunuz ,televizyonu bir açıyorsunuz Barış Mançoile Naim Süleymanoğlu bir arada ve karşınızda. Doğrusu heyecan verici ve harika bir his.
Bir diğer program ise “Adam Olacak Çocuk” . Barış Manço , programa katılan çocuklarla sohbetler eder , şarkılar söylerdi. Çocuklara öğütler verir , oyuncaklar hediye ederdi. Zaman zaman çocuklarla arasında ilginç diyaloglar ortaya çıkar , izleyenleri tebessüm ettirirdi. Belki de nice çocuk onun sayesinde dişlerini düzenli fırçalamaya ve ıspanak yemeye başlamıştı.Çocukların dünyasına böyle hitap edebilmesi o kadar kıymetli ki. Bu programların yanında İkinci Kahvaltı ,Dönence Dünya Turu , Dere Tepe Türkiye , 4×21 Doludizgin isimli TV programları da bulunuyordu.O dönemlerde çocuk olmayı öyle isterdim ki. Her bir programını dört gözle bekleyip büyük bir keyifle izlerdim. Eminim birçoğunuz da benim gibi heveslenmiştir. Zaten başka türlüsü pek demümkün değil gibi. Ona olan özlemimizi hafifletmek adına İstanbul’daki Barış Manço Müzesi’ni ziyaret edebiliriz. Barış Manço’nun ölümünden sonra Kadıköy Moda’daki köşkü ,müze hâline getirildi. Kişisel eşyalarının sergilendiği müzeyi ziyaret edebilir,onu daha yakından tanıyabilirsiniz. Müzede Barış Manço’nun “Rüyam” dediği ,bir zamanlar hayali olan ve besteleriniyaptığı “piyano” suna da denk gelebilirsiniz.
” Her güzel şeyin bir sonu vardır.” diyerekten yazımın sonuna doğru gelmekteyim.”Unutmayalım ki dünya fani veren Allah alır canı.” 1 Şubat 1999’da Barış Manço , hayata gözlerini yumuyor. Ancak kalbe gömülenler ölmezler. Kalbimizde yaşayan bir efsanedir Barış Manço. Bu dünyadan bir Barış Manço geçti lakin etkisi hiç geçmedi.

Yorum bırakın