Dünyaya gözümü açtığım ilk an

Tanışmışım özlemle.

İçime yerleşmiş bu duygu

Adeta  bir kıymık gibi.

Yüreğimi acıtıyor , içim kan ağlıyor.

Misafir değil ki gitsin

Dinsin bu acı, az da olsun  soluklanayım.

Ama yok, yerlisi olmuş yorgun yüreğimin.

Bense  ebediyen onu taşımakla yükümlüyüm.

Evim , yurdum , her şeyim  olmuş.

Tıpkı bir  kaplumbağanın sırtında taşıdığı evi gibi.

Bu özlem , benim bir parçam.

Benden ayrı, bensiz düşünülemez ki.

Öyle ki benimle birlikte büyüdü .

Gittikçe sağlamlaştı yüreğimdeki  yeri.

Belki de  büyümeseydi , olduğu gibi kalsaydı.

Taşıması daha kolay olurdu bu yükü.

Ancak hoşuma giden  bir nokta var ki:

En sevdiğim renge bürünmüş bu his.

Mavi masmavi  bir yük .

Denizlerden , okyanuslardan almış rengini.

Özlemin rengi olmuş mavi

Lügatımda böyle karşılık bulmuş kendine.

Mavi büsbütün özlem değildi

Lakin özlem , büyük ölçüde maviden ibaretti.

Maviler özlemi , özlemler maviyi hatırlatır oldu yüreğime.

Selametle kalın maviye bürünen özlemler !

Yorum bırakın