Herkes en az bir kere dinlemiştir
Ağustos böceği ile karıncanın masalını.
Ne de güzeldir onları okumak,
Tembellik ile çalışkanlığın zıtlığına tanık olmak.
Bir tarafta çalışkan karınca varken
Diğer tarafta tembel ağustos böceği.
Yıllarca böyle anlatıldı böyle bilindi.
Lakin bir safsata varmış ortada.
Meğerse haksızlık etmişiz ağustos böceğine.
Hazırlık yapmadığı kışı göremeyecekmiş ki.
Hâl böyleyken ne diye eleştirildi,
Ne diye tembelliğin timsali oluverdi ?
Akıntıya karşı kürek çekmektense
Saz çalıp şarkı söylemeyi seçmiş.
Tembellik gibi görünen tercihin ardında
Acı bir mutluluk gizliymiş de haberimiz yokmuş.
Aslında ne denli yerinde bir kararmış
Kışa gelinceye dek sayılı zamanı su gibi akarmış .
Masalın gizli kahramanıymış ağustos böceği.
Biraz da olsun çözmüş yaşamın bilmecesini.
Keşke biz de çözebilseydik bilmeceyi .
Olabilseydik bazen karınca bazen ağustos böceği.

Yorum bırakın