Bir hıçkırık , bir düğüm , bir sızı…
Çığlık çığlık , sonsuz bir sükut
Günlerden salı , gözler nemli
Her zerreme nüfus eden bu hâl de neyin nesi?
Bir gün bir kıza ayağa kalkmayı öğrettiler.
Önce örselenmeyi , incinmeyi sonra kalkmayı
Ardına bile bakmadan , tek bir söz söylemeden,
Öylece sinesindekileri bırakıp çekip gitmeyi öğrettiler.
Sonra hicranı , alaca hüznü öğrettiler.
Kendi gözyaşını silmeyi , yola devam etmeyi
Bir dikeni okşamayı , bir serçeyle dertleşmeyi
Taşın yumuşaklığını farkedip sarılmayı öğrettiler.
Artık solumda taşıdığım kalp değil, buz dağı
Yazlar sıcak , kışlar sıcak, ben üşüyorum
Ardımdakileri hallice düşünüyorum.
Üşüyorum , üşüyorum ve üstümü geceyle örtüp gözlerimi yumuyorum.
Bir hıçkırık , bir düğüm , bir sızı
” Küllü hâlin yezûlû ” biliyorum…
Yorum bırakın