Özgürlük olmadan yaşanılan her gün yaşama dahil midir ? O günlerde gülümsemeler ne kadar içten olabilir ? Gülümsemeler bile buruk olur. Gözyaşları yürekten akar her ne kadar gözlerden damlasalar bile Bir kafeste hissederler insanlar kendilerini. Nereye giderlerse gitsinler onları takip eden bir kafes. Her daim yollarına çetin engeller teşkil eden bir kafes . Kollarını kanatlarını uçmaktan mahrum bırakan zalim bir kafes…
O kafesin içinde ise ruhu son derece özgür olan bir millet : Türk milleti var. Yıl 1915 düşman bir hayli kalabalık. Akın akın gelmekteler İtilaf Devletleri kendilerinden o kadar eminler ki bizi altüst edeceklerini düşünüyorlar. Lakin bilmiyorlar ki sağlam bir birlik sayı çokluğu ile değil ;gönülden bağlılık, vatan sevgisiyle ve dayanışmayla olur. Hem binlerce kalp vatanımız için atarken öyle kolay olur mu ona hükmetmek ?
Çanakkale, şanlı kanlı destan Çanakkale! Sana çevirdiler zalimler gemilerinin rotalarını. Ele geçirmek istediler Çanakkale Boğazı’nı. Gül bahçesi vatanımıza gemileri ile fırtınaları getirmekti niyetleri. Aydınlıklarımızı karanlığa çevirmekti emelleri.
Mehmetçik tüm gücüyle karşı duruyordu düşmana. Her yaştan büyük-küçük Mehmetçikler …Kalplerindeki vatan sevgisi ise bir kaya gibi sağlamdı, sapasağlamdı. Onlar ise arkalarına engin Denizi almışlardı. Kendileri gibi çıkarcı bir o kadar da zalim müttefiklerini almışlardı yanlarına. Biz ise cennet vatanımızın Her bir karışı için kan dökülen toprağımızı aldık ardımıza . Gözyaşlarımızla uğurladık vatanımızın asıl bekçilerini. O başı dik askerlerdi vatanımızın asıl bekçileri . O Mehmetçik ki gözleri yaşlı bırakıp da gitti biricik ailesini . Hayır dualarıyla uğurlandı İstiklal savaşına Onlar ki ölümle burun bulunanlar vatan millet uğruna. Onlar ki tarihin tozlu sayfalarına altın harflerle yazdılar vatan için direnişlerini.
Bu direnişte ordu ne kadar önemli ise lider de bir o kadar önemli. O lider ise herkesin imrenerek baktığı Mustafa Kemal Atatürk’ten başkası değildi. Gözü pek , vatanına düşkün bir liderdi. Düşmanlarımızın açtıkları yaraları daha fazla kanamadan sarmaya çalışan cesur ve mert liderimizdi.
Nice zorluklarla karşılaşıp da yılmadan çözüm yolları aramıştır. Zorlukların üstesinden gelirken de vatan sevgisinden almıştır gücünü. Yorgunluk , açlık , uykusuzluk dinlemeden canla başla durmuştur ordusunun başında. Ne fırtınalarla karşı karşıya gelmiştir Anafartalar’da ?Mehmetçikle omuz omuza cenk etmiştir Conkbayırı’nda. Her yer şehitlerimizin kanıyla dolmuşken bırakmamıştır mücadeleyi Gelibolu Yarımadası’nda. Mevzu bahis vatanı ise mühim olan nerede nasıl savaştığı değildi. Vatanını koruyarak vatan topraklarının zalimlerin ayaklarının altına alınmasına müsaade etmemekti önemli olan.
O yüce insanlar sayesinde parçalanmadı vatanımız . Vatanı için şehadet şerbetini içmeyi göze alanlar sayesinde . Seyit Onbaşı da onlardan birisiydi. Kaç tonluk mermiyi canı pahasına kaldırıp da taşımıştı top arabasına. Vatanı için yaptığı hiçbir şeyi kendine yük olarak görmediğinden taşıyabilmişti o koskoca mermiyi. O mermi ise Seyit Onbaşı’ndan aldığı güçle bertaraf etmişti düşman gemilerini. Tıpkı Nusret Mayın Gemisi’yle boğaza döşenen mayınların zaferimizde büyük rol oynadığı gibi. Bizim bir gemimiz onların birçok gemisine karşı büyük bir zafer elde etmişti. Türklerin sayıca az olup imkanlarının kısıtlı olmasına karşın düşman ordusuna karşı büyük bir zafer elde etmesi gibi.
Bu büyük zafer böyle imkânsızlıklar içinde elde edilmişti. Fakat her şeye rağmen o kalıplaşmış cümlenin ortaya çıkmasını sağladık : “Çanakkale geçilmez, vatan bölünmez !”
Atalarımız var olsun , vatanımız payidar olsun !..
Nilay Yıldızlı
Nisan 2024

Yorum bırakın