Hayat ne garip değil mi? Her şey akıp gidiyor. Hiçbir şey öylece olduğu gibi kalamıyor. Bugünler dün, yarınlar bugün oluveriyor bir çırpıda. Gerçekleşmesini iple çektiğimiz hatta gün saydığımız olaylar bir bakmışsınız ki gerçekleşmiş. Hatta gerçekleşmek ne kelime üzerinden bir o kadar da zaman geçivermiş. Bunu siz öyle hemen de idrak edemiyorsunuz. Yoğun gündelik yaşamınızda birkaç dakikalığına boş kaldığınızda aklınıza geliyor. Sonra dönüp “Ne garip, daha dün bir dünya vardı tüm bunların olmasına. Ama bugün olup bitmişler.” diye iç geçiriyorsunuz. İşte tüm bunlar sizlere iki dakika gibi geliyor olabilir. Oysa kim bilir kaç zaman geçti üstlerinden? Kaç kalp kırıklığı yaşadınız bu süre içerisinde? Kaç mutluluğun ucundan kıyısından dönüp de hayal kırıklıklarını ağırladınız bir yorgun savaşçı olan yüreğinizde? Gördüğünüz ve duyduğunuz aynı zamanda da hazmedemediğiniz kaç olayın zihninizin size olan bir oyunu olduğunu düşünerek kolaya kaçtınız? Kaç defa gerçekten mutlu oldunuz? Gülümsemelerinizin kaçı dolu doluydu? Art arda birçok soru sordum, farkındayım. Lakin tüm bunları bu derece yoğun yaşamıyor muyuz? Öyle ki bunca yoğunluğun içinde kendimizi bile unutuyoruz. Hatta kendimize yabancılaşıyor, tanınmaz geliyoruz benliğimize. Dedim ya hayat garip hem de çok garip. Düşündüm de bizler de az garip değiliz ki. Hâl böyleyken bu garipliğin mesuliyetini sadece hayata yüklemek sizce de biraz haksızlık olmaz mı?..

Nilay Yıldızlı

Eylül 2023

Yorum bırakın